OKURYAZAR OLMAK

Yazar olmayı nice insanlar hayal etmiştir muhakkak. Düşüncelerinin, yazdıklarının başkaları tarafından okunduğunu bilmenin verdiği tarifi mümkün olmayan o güzel duyguyu yaşamayı kim istemez ki?

Yazarlık, dışardan bakıldığında çok kolay ve bir o kadar da duyguları alt üst eden bir parlaklık hissi uyandırır. Ama işin aslı böyle midir? Bunun iyi öğrenilmesi, bu konuda nasıl davranılacağının da ortaya konulması anlamına gelecektir.

Bu düşüncelerin asla ulaşılmaz olduğunu söylemek istemiyorum. Bunun söylenmesi ileriye doğru iyi planlar yapması gereken insan için yolun başından geri dönülmesi anlamına gelecektir ki, hiç kimsenin bunu söylemeye hakkı olmamalıdır.

Her şeyden önce okumaya yönelim şarttır. Okumak okumak okumak…

Okuyan insanın her yönüyle gelişmesi, okuduğunu anlaması, düşündüklerini düzgün cümlelerle yazması, hatta güzel konuşmasında etkisi bilimsel bir gerçekliktir.

Okumaya başlamanın, okumayı alışkanlık haline getirmenin zamanı, ilköğretim çağıdır. Bunun için hemen okumaya başlanmalı ve alışkanlık haline getirilmesi sağlanmalıdır. Boş zamanlarında kitap okumanın uzağında, kitap okumanın özel bir durum olduğunu ve bunun için özel zamanlar ayırtarak kitabın dayanılmaz derin ve etkileyici dünyasıyla bütünleşmek gerekir.

Yeterli mi? Elbette hayır. Azimli olmak önemlidir. Okumak ve yazmak için azimli olmayanların Başarlı olması pek mümkün olamaz.

Çok önemli bulduğum bir başak husus da sabırdır. Bu konu, sabretmeyi gerektirir. Sabretmeyen insanların her iki konuda da başarılı olmasını düşünmek mümkün değildir.

Ayrıca gayretli olmayı da unutmamak gerekir. Sürekli çalışma için bunlar şarttır. Çünkü yazarlık sürekli çalışmayı gerektir. Yazmayı hayatınızın bir parçası haline gelmesini temin etmek bunlarla mümkün olacaktır. Ayrıca yüzmeyi öğrenmek için, nasıl suyun içine dalmanız gerekirse; yazar olmak için de yazmaya başlamanız ve yukarda sayılan özellikleri üzerinizde taşımanız gerekmektedir.

Yazar ve şair olabilmenin yolu, küçük yaşlarda okumaya ve yazmaya başlamanızla mümkün olabilir. Bu arada, yazarlıkta çalışma ile birlikte doğuştan gelen bir Hak vergisi olduğunu söylemekte mümkün ise de biz çalışma ile yeteneğin fevkalade geliştirileceğine olan inancımız sonsuzdur. Yazar ve şairlerin hayatlarına bakıldığında ekseriyetle küçük yaşlarda bu yola girdikleri ve gayretle devam ettikleri ve azimlerinden bir şey eksilmeden sabrederek bu başarıya ulaştıklarını görürüz.

Ailelerimize, velilerinize düşen görevi de böylece özetlemiş oldum.

İşte yol bu! Kolay olmayan bu yola çipocuğumuz için kendi geleceğimiz için hemen derhal başlamalıyız.

Birlikte okumalıyız. Yazmaya teşvik etmeliyiz. Çocuklarımız da kendi düşüncelerini yazı ile ifade etmenin güzelliği ile kendilerine olan güvenlerinin artması ve gelecek için çok daha güzel ve anlamlı planlar yapması mümkün olacaktır.

Okuma ve yazmanın yaşam biçimi haline gelmiş ailelerin hızla artması dileklerimle...