• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/profile.php?id=666228323
  • https://twitter.com/durancetin

porkız_teododora

                                                                     
Portakal Kızım  
(Roman)
Yayın Yılı: 2005
271 sayfa
İthal Kağıt 13,5x19,5 cm
Karton Kapak
ISBN:975937515x
Dili: Türkçe

Beka Yayınları


Okurken heyecanlanacağınız, üzüleceğiniz, duygulanacağınız; içinde kendinizi bulacağınız, gerçeklerle yüzleşeceğiniz, yaptıklarınızı sorgulayacağınız, anne-baba ve komşuluk hakkının nasıl olması gerektiğini, en açık, acıklı ve gerçeklerden hareketle işlenen Portakal Kızım isimli roman, hayatınızda bazı şeylerin değişmesinde etkili olacaktır.
 
  
Kitapla İlgili Değerlendirme Yazıları:
                 İnsafın okulu yok
Teodora Doni  teodoradoni@gmail.com
Pazartesi, 19.04.2010 - 08:41

 Yazar bir arkadaşıma, yazısında aynı cümleyi şarkı nakaratı gibi neden tekrar ettiğini sorduğumda, "eğer suyun çıkmasını istiyorsanız kazmayı aynı yere vurun", demişti. Evet, galiba biz de eğer sorunları gerçekten çözmek, sonuç almak istiyorsak hem birbirimizi desteklememiz hem de tamamlamamız ve önemli konuları ısrarla vurgulamamız gerek diye düşünüyorum, tabii ki gündeme takılıp kalmadan. Çünkü gündemdeki "büyük meseleler" hiç bitmiyor ve bitecek gibi de görünmüyor. Biri bitiyor bir diğeri başlıyor ve bu arada gerçek sorunlar da çoğu kez gözümüzden kaçıyor. Nasıl mı? Mesela çocuklarımızın geleceğinin nasıl karartıldığını, nasıl mahvedildiğini fark etmiyoruz bile.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun, "yaşam memnuniyeti" araştırması sonuçlarına göre halkın % 89'u çok mutlu olduğunu açıklamış. Bu ülkenin insanı çok fedakâr ve şükretmeyi biliyor, kabul ediyorum, ancak yine de kanaatkâr olmak başka, mutlu olmak başka. Sadece geçtiğimiz günlerde Muğla Fethiye'de yaşanan olay bile halkın ne kadar mutlu olduğunu açıklamaya yeter sanırım. Sipahi ailesi iki çocuğunu dershaneye vermiş ve baba işsiz kalıp senetler ödenemeyince, dershane borcu için senetlere imza atan anne cezaevine girmiş. On sekiz yaşındaki Soner bu duruma çok üzülmüş ve intihar etmiş. Bu olay sadece gazetelerin üçüncü sayfalarında haber olarak yer almakla kalmadı çok şükür. Olayı gazetemiz Yeni Şafak yazarlarından Sema Karabıyık kendi köşesinde "Bir hukuk dramı: Borcunu hayatıyla ödemek!" başlığıyla, Tarık Tufan da Star gazetesinde, Açık Görüş'de "Dershaneler kapatılsın çocuk parkı yapılsın" başlığıyla yazdı. Yazımın başında dediğim gibi eğer sonuç almak istiyorsak birbirimizi desteklemeli ve tamamlamalıyız diye düşündüğüm için konuyu bir kez de ben dile getirmek istedim. Konu eğitim, geleceğimiz olan çocukların eğitimi ve gündemdeki bütün konulardan çok daha önemli. Elbette sadece devleti suçlayarak bir yere varamayız ve sorumluluktan da kurtulamayız.

Herkes istiyor ki çocuğu iyi eğitim alsın ve iyi eğitimden kastedilen de bir üniversiteden mezun olmak, bu ülkede iyi eğitimin tanımı ne yazık ki bu. Bu iyi eğitimi alan bazı insanlara "Mısır piramitlerinin Türkiye'den kaçırıldığı" söylendiğinde inanabiliyorlar, birçoğunuz televizyonlardan izlemişsinizdir benzer röportajları. Bir akademisyen arkadaşım da girdiği İslam Tarihi dersinde "Sahabe nedir?" diye sorduğunda bazı öğrencilerin kendisine "Sahabe, ileri gelen, önde gelen insandır, eğer çalışırsanız siz de sahabe olabilirsiniz" cevabını verdiğini anlatmıştı ki bu hepten içler acısı. Biz bu eğitimin tanımını, sonuçlarını hiç mi tartışmayacağız. Sabahleyin okula giden çocukların yollarda bir yandan yürürlerken diğer yandan ellerindeki soru kitapçıklarına dalıp karşıdan karşıya geçtiklerini farketmeyerek hem kendilerinin hem de sürücülerin hayatını tehlikeye attıklarını, nasıl böylesine yarış atı haline getirildiklerini hiç mi tartışmayacağız.

Çocukların eğitiminden, İslam tarihi ve sahabelerden söz açmışken, çocuklar için yararlı, çok güzel iki çalışmadan bahsetmek istiyorum; eğitimci yazar Duran Çetin'in, Beka Yayınları'ndan çıkan "Portakal Kızım" ve "Toprak Gönüllüler" adlarındaki romanlarından... Birini ben okudum, diğerini kızım. Kızımın okuduğu "Toprak Gönüllüler" romanına baktığımda, kızımın özellikle dini konuların geçtiği satırların altını çizmiş olduğunu gördüm ki sanırım yazarın da yazarken asıl amacı buydu. "Portakal Kızım" romanını okurken keşke tekrar çocuk olsaydım ve okuduğum kitaplarda dinimiz bu şekilde anlatılsaydı, dedim. Sayın Duran Çetin'e çok teşekkür ediyorum bu güzel kitaplar için.   

Yazı Kaynağı YeniŞafak Gazetesi                       

 PORTAKAL KIZIM
Ali Erkan Kavaklı (Gazeteci Yazar)

Edebiyatçılar genellikle olumsuzlukları anlatır. Fevkalade şeyler, sanatçının dikkatini çeker. Günlük, alâlâde şeyler yazmaya değmez. Sanatçı, bazen sıradan bir olayı çerçeveleyip sanatın büyüsüyle değiştirebilir.

Reşat Nuri, Yaprak Dökümü romanında dürüst bir adamın ailesinin dökülüşünü anlatır. Dürüstlük para etmez manası çıkar romanın bütününden. Yeşil Geceler, Tanrı Misafiri gibi hikâyelerinde softa tiplerini karalar. Halide Edip Adıvar, Vurun Kahpeye romanında benzeri bir yol tutar. Dindar-softa tiplemesi ile inançlı insanları töhmet altında bırakır. Yazının Devamını İçin...


                   İnsafın okulu yok
Teodora Doni  teodoradoni@gmail.com
Pazartesi, 19.04.2010 - 08:41
Çocukların eğitiminden, İslam tarihi ve sahabelerden söz açmışken, çocuklar için yararlı, çok güzel iki çalışmadan bahsetmek istiyorum; eğitimci yazar Duran Çetin'in, Beka Yayınları'ndan çıkan "Portakal Kızım" ve "Toprak Gönüllüler" adlarındaki romanlarından... Birini ben okudum, diğerini kızım. Yazının Devamını İçin...

 
SÖYLEŞİ VE İMZA
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam19
Toplam Ziyaret198006