• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/profile.php?id=666228323
  • https://twitter.com/durancetin

porkız_alierkan

                                                                     
Portakal Kızım  
(Roman)
Yayın Yılı: 2005
271 sayfa
İthal Kağıt 13,5x19,5 cm
Karton Kapak
ISBN:975937515x
Dili: Türkçe

Beka Yayınları


Okurken heyecanlanacağınız, üzüleceğiniz, duygulanacağınız; içinde kendinizi bulacağınız, gerçeklerle yüzleşeceğiniz, yaptıklarınızı sorgulayacağınız, anne-baba ve komşuluk hakkının nasıl olması gerektiğini, en açık, acıklı ve gerçeklerden hareketle işlenen Portakal Kızım isimli roman, hayatınızda bazı şeylerin değişmesinde etkili olacaktır.
 
  
Kitapla İlgili Değerlendirme Yazıları:
  PORTAKAL KIZIM
Ali Erkan Kavaklı (Gazeteci Yazar)

Edebiyatçılar genellikle olumsuzlukları anlatır. Fevkalade şeyler, sanatçının dikkatini çeker. Günlük, alâlâde şeyler yazmaya değmez. Sanatçı, bazen sıradan bir olayı çerçeveleyip sanatın büyüsüyle değiştirebilir.

Reşat Nuri, Yaprak Dökümü romanında dürüst bir adamın ailesinin dökülüşünü anlatır. Dürüstlük para etmez manası çıkar romanın bütününden. Yeşil Geceler, Tanrı Misafiri gibi hikâyelerinde softa tiplerini karalar. Halide Edip Adıvar, Vurun Kahpeye romanında benzeri bir yol tutar. Dindar-softa tiplemesi ile inançlı insanları töhmet altında bırakır.

Victor Hugo, Sefiller’inde tam tersi bir yol izler. Kötü adam Jan Valjan’ın başpiskoposun etkisiyle iyi adam oluşunu anlatır. Dostoyevski, Suç ve Ceza’da günah işleyen Raskolnikov’un vicdan azabını ve sonunda vicdanının sesine kulak vererek itirafını anlatır. İnsan Ne ile Yaşar isimli eserinde Tolstoy, yine iyi insanları anlatır.Duran Çetin, Reşat Nuri, Halide Edip, Yakup Kadri’nin yaptığı edebiyata alternatif eserler yazıyor. Kötü insanların, iyi insan olmasını, dindar insanların hamiyetini, gayretini ve insanîliğini anlatıyor. Portakal Kızım güzel bir roman. Dindar bir aile olan Azmi Bey ailesi, dini değerlere saygı duymayan Şinasi Bey ailesine insanlık dersi veriyor. Duran Çetin; Victor Hugo, Dostoyevski, Tolstoy gibi bir yol izliyor. Kötü insanların, iyi insanların etkilemesi sonucu iyilere karışmasını anlatıyor.Başkaldırıyorum, Hicran, İntikam, İtiraf Ediyorum, Cehennem Vadisi gibi romanlarımda ben de aynı yolu izledim. Hele Başarıya Götüren Yol, Başarı İnanç İşidir, Öğretmeni Başarıya Götüren Yol, Beyin Gücünü Etkili Kullanma Sanatı, Evde ve Okulda Başarılı Eğitimin Sırları, En Sevilen Öğretmen Hz. Muhammed (sav) gibi başarı kitaplarımda tamamen olumlu, iyimser ve yol gösterici hikâyeler anlattım. Sade, anlaşılır, akıcı ve güzel bir üslûbu var Duran Çetin’in. Romanı bir solukta okudum, bir günde bitirdim. Sonra da kendi kendime hayıflandım.“Acaba Duran Hoca, bu romanı kaç günde yazmıştır? Bir günde bitirdiğim romanı.” Roman, yazmak iğne ile kuyu kazmak gibidir. Kelimeler, cümlelerle paragrafları gergef gibi işler, pırlanta olaylar anlatırsınız… Sonra bölümler, olay ve insan bağlantılarını mekik gibi dokursunuz… Yazdığınızı döner bir daha, bir daha okursunuz. Gözden kaçan bir şey olmasın diye çırpınırsınız. Sonra sağınızda solunuzda eleştirmen ararsınız. Kitap çıkmadan mutlaka birkaç kişiye okutup gözden kaçan hatalar varsa düzeltilmesini istersiniz. Eleştirmenlerinizin söylediklerini dikkate alarak romanı yeniden gözden geçirirsiniz. Bazı bölümleri atarsınız, yeni bölümler eklersiniz, bazı kısımları değiştirirsiniz.Sonra yayınevine gönderirsiniz, bir editör bulup okuturlar. Editör, bir sürü eleştiri getirir. Eleştirilere bakarak bir kere daha yeniden yazarsınız. Romanınız yayınladığı için sevinirsiniz. Sonra acaba okuyucu ve eleştirmenler ilgi gösterecek mi diye bir meraka kapılırsınız. Kimse okumaz, eleştirmez, hatta görmezden gelirse yandınız demektir. Yayınevi bir daha kitabınızı basmaz. Allah’tan Duran Çetin’in öyle kaygıları yok. Okunan bir yazar. Kendini okutmayı biliyor. Portakal Kızım’da okuyucu, sonuçta kötü kadın Nebahat Hanımın canının yandığını ve yaptıklarından pişman olduğunu görüyor. Romanın başında karakolluk olan Nebahat Hanımın oğlu kötü genç Okan’ın İngilterelerde üniversite okuyup iyi bir insan olduğuna şahit oluyor. Nebahat Hanımın kocası Şinasi Bey de değişiyor. Arka arkaya yaşadığı trajik olaylar, ona tuttuğu yolun yanlış olduğunu gösteriyor.Olan onun zavallı annesi Naciye Hanıma oluyor. Zavallı ihtiyar, Nebahat Hanım tarafından istenmeyen kadın ilân ediliyor. İhtiyar, ne yapsa gelini Nebahat yanlış anlıyor ve ters cevap veriyor. Bir gün Şinasi’ye resti çekiyor ve bu kadını evden uzaklaştır, diyor. Ev, edepsiz gelin yüzünden cehenneme dönüyor. Kadıncağız, çareyi huzur evine gitmekte buluyor. Taşınmadan önce apartmandaki dindar Azmi Bey ailesi ile Naciye Hanım Teyze dost oluyor. Huzur evine gittiğinde de onlar, ihtiyarı ziyaret edip hal hatır soruyorlar. Çok geçmeden Naciye Teyze, Hakkın rahmetine kavuşuyor. Bu durum karşısında ne yapacağını bilmeyen Şinasi Beyin imdadına Azmi Bey yetişiyor, ona yardım ediyor. Cenaze kaldırılıyor. Şinasi Bey, burada kırılma yaşıyor. Okan, kız arkadaşı Deren yüzünden gece kulübünde kavgaya karışıyor, hapse düşüyor. Hapishanede tanıştığı dindar Musa Bey sayesinde tuttuğu yolun yanlış olduğunu anlıyor ve dindarlaşıyor. Sonunda Azmi Bey ve Şinasi Bey aileleri birbirine yaklaşıyor. Romanın başından itibaren aykırı figür olan Nebahat Hanıma bir araba çarpıyor ve kadın felç oluyor. Duran Çetin romancılığını gösteriyor ve Nebahat Hanımı, romanın başında oğlunu karakoldan almaya giderken arabasına bindiği ve küçümseyip hakaret ettiği taksi şoförünün eliyle hastaneye kaldırıyor. Kadın kötülük ettiği insanlardan iyilik görüyor. Hakaret ettiği komşuları Azmi Beyin eşi Gülseren Hanım, kötü günlerinde onları yalnız bırakmıyor, ziyaret ediyor, dostluk eli uzatıyor. Sonunda İngiltere’de mühendislik okuyan Okan, Azmi Beyin dindar kızı Esra ile nişanlanıyor. Roman mutlu sonla bitiyor. Nebahat Hanım ve Şinasi Bey, ihtiyar kadına ettikleri kötülüğün cezasını pişmanlık duyarak görüyorlar. Duran Çetin, İslâmî literatüre hâkim bir romancı. Romanda Yusuf kıssası, nefsini terbiye için su ibriği taşıyan Hz. Ömer’in hikâyesi, komşuya iyilik yapmayı tavsiye eden hadisler dizisi, Kur’an âyetleri, Necip Fazıl’ın Karacaahmet şiiri yer alıyor. Romanda derin kültürünü konuşturuyor. Hz. Mevlânâ torunu bir yazara zaten kültürlü olmak yakışır.Duran Çetin’in Bir Adım Ötesi, Yolun Sonu adlı iki romanı ve Kırmızı Kardelenler, Güller Solmasın, Bir Kucak Sevgi isimli hikâye kitapları var. Duran Beyin yeni çıkacak hikâye kitabının adı, bir kaza olup değişmezse “Sana Bir Müjdem Var” olacak. Kitaba ismi ben verdim. Uzun soluklu bir yazar Duran Çetin. Duru bir üslûbu sahip. Anlatacakları var.Portakal Kızım fevkalâde güzel bir roman. Okumaya değer.

Not: Duran Çetin’in Beka yayınları arasında çıkan bütün eserlerini tavsiye ederim. Okuyun ve çocuklarımıza okutun. Yayınevi irtibat: 0212-5125166. Duran Çetin: 0505. 5470464

                                



 PORTAKAL KIZIM

Ali Erkan Kavaklı (Gazeteci Yazar)

Edebiyatçılar genellikle olumsuzlukları anlatır. Fevkalade şeyler, sanatçının dikkatini çeker. Günlük, alâlâde şeyler yazmaya değmez. Sanatçı, bazen sıradan bir olayı çerçeveleyip sanatın büyüsüyle değiştirebilir.

Reşat Nuri, Yaprak Dökümü romanında dürüst bir adamın ailesinin dökülüşünü anlatır. Dürüstlük para etmez manası çıkar romanın bütününden. Yeşil Geceler, Tanrı Misafiri gibi hikâyelerinde softa tiplerini karalar. Halide Edip Adıvar, Vurun Kahpeye romanında benzeri bir yol tutar. Dindar-softa tiplemesi ile inançlı insanları töhmet altında bırakır. Yazının Devamını İçin...


                   İnsafın okulu yok
Teodora Doni  teodoradoni@gmail.com
Pazartesi, 19.04.2010 - 08:41
Çocukların eğitiminden, İslam tarihi ve sahabelerden söz açmışken, çocuklar için yararlı, çok güzel iki çalışmadan bahsetmek istiyorum; eğitimci yazar Duran Çetin'in, Beka Yayınları'ndan çıkan "Portakal Kızım" ve "Toprak Gönüllüler" adlarındaki romanlarından... Birini ben okudum, diğerini kızım. Yazının Devamını İçin...


SÖYLEŞİ VE İMZA
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam8
Toplam Ziyaret216344