• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/profile.php?id=666228323
  • https://twitter.com/durancetin
Site İçeriği

Kültür Dünyamız videoları
Duran Çetin
durancetin@hotmail.com
ÖZENTİ
20/06/2023
Özenti
Kaybediyoruz.
Hayatta birçok şeyi farkına varmadan yapıyoruz. Neler yapmıyoruz ki?
Mücadele içinde devam edegelen bir hayatımız var. İnançlarımızın hayata yansımasının mücadelesidir bu. İnsanlık tarihi ile başlayan elan dinamik bir şekilde devam eden bir mücadele. Bütün kötülüklerin kaynağının Batı’dan geldiği teziyle hafif bir savunma mekanizması geliştirmek gibi bir kolaycılığın arkasına sığınmaktan da uzak kalmıyoruz. Batı kültürünün etkisinde kalmak başka bir şey, bu kültürü yaşama hevesiyle dolu olmak başka...
Batı materyalist ve pozitivist bir ideoloji peşinde sürüklenmeye devam ediyor. Müslüman bu akımları kabullenmez, bunun peşinde sürüklenip yok olamaz. Olmamalıdır. Elbette reddiye yazabilir, reddedebilir. Ama bir bütün olarak ona karşı duruşun ve reddiyenin gereği de yok.
Mehmet Akif, başlı başına değerler eğitimi çerçevesinde öğretilmesi gereken bir insan. Manevi ve milli duyguları oldukça güçlü. Onun ortaya koyduğu ideoloji İslam’dan başka bir şey değil. Batı için hem “tek dişi kalmış canavar” dedi hem de onun için ideal bir neslin ismi (ideal tipi) olan Asım’ı fen/ilim öğrenmesi için Almanya’ya göndermek istedi. Çünkü ‘hikmet’ müminin yitik malıydı, Batı’da da olsa Çin’de de olsa alırdı.
Müslümanlar gücünü kaybettikleri zaman kendilerine olan güvenleri de yok oldu. Sonrasında da kedilerini konumlandıracak yeri aramaya başladılar. Tarihin derinliklerindeki o özgüvenli duruşları yok oldu. İlim ile fen ile biz buradayız diyenler birden bire yön değiştirdi. Çünkü ilimden fenden uzakta bir yerlere savruldular. Birçok kıtada hüküm süren ve hükümranlık kuran Müslümanlar artık belirli sınırlarla baskılanmış bir halde bırakıldılar da ayakları üzerinde duramaz hale geldiler. İşte tam da bu zamanlarda bir iç muhasebe yapmak yerine kendilerini bu hale getirenlere karşı hayranlık duygusuyla baktılar. Onların günlük hayattaki tutumlarını taklit etmeye başladılar. Onlar gibi giyinmek, onlar gibi yaşamak, onlar gibi gününü gün etmek…
İslam’ın bilim ile yücelmesi batıyı bilime sevk etti de onlar ilimde fende daha öne geçtiler. İşte bu andan itibaren hikmet arayışını sürdürmeyi bırakıp sadece onlardan gelen her şeyin reddiyesine başladılar. Onların ilim ve fennini almak ama kültür ve ahlakına karşı temkinli davranmak hikmetini planlamadılar.
İşte ondan sonra olanlar oldu. Bizi biz yapan değerleri de yok saymak, vaz geçmek ve yokmuş gibi davranmak akımıyla aile yapımızdan, eğitimimize, kıyafetimizden sosyal münasebetlere kadar savruldukça savrulduk. Savruldukça kaybetmeye devam ettik. Kendi kültürümüzü ve inancımızdan mütevellit oluşan ahlakımızı da önemsemez olduk. Aile içi çatışmalarla birbirimizden koptuk, bin yıllardır bizim ayakta durmamızı sağlayan maneviyatımızı hor görmeye başladık.
Fikir insanlarımız kendilerini doğuya konuşlandırmayı tercih etti. Batıya reddiyeler yazıp toptan batıyı terk düşüncesini terennüm ettiler…
Bu düşünceler dönem dönem öne çıkıp/çıkarılıp devam ediyor/devam ettiriliyor. Ama mesele bu mudur? Yoksa hikmet ile yola devam etmek midir, düşünmek gerek. Son dönemlerde teknolojik gelişmelerimiz göz kamaştırıyor. İHA, SİHA, TİHA, uçaklar, gemiler, tanklar, helikopterler ve uydular üretmek peşinde giden bir nesil oluşmaya başladı. Bu fen, her şeyini reddedemeyeceğimiz ilerlemiş teknoloji sahibi ülkeler kaynaklı. Bunlar İslam ülkeleri değil. Ama biz onlar gibi çalışarak onlardan daha iyilerini yapmamız gerektiğini anlamış durumdayız. Artık üzerimizdeki ezikliği yok saymanını sinyallerini veriyoruz. Biz de yapabiliriz/biz de yaptık demenin özgüveni ile geçmişte olduğu gibi Müslümanca düşünüş/duruş gösterebileceğimizin işaretlerini göstermeye başladık.
Ne mutlu bizlere!
Ne güzel böyle düşünüp hayal kuran ve bu hayali gerçekleştirmek için çalışanlara!
Ne mutlu Müslümanca duruş sergileyenlere!
Ne mutlu Müslüman ahlakı üzere yaşamaya devam edenlere!
Şimdi böyle düşünüp çalışmanın farz olduğunu kabul edenlerin yanında, hayatı olduğu gibi yaşayıp sorgulamadan taklitçilik tuzağına esir olanlar da var. Kıyafetiyle, hayata bakış açısıyla, maddeci tavrıyla tamamen batı hayranlığı ve taklitçiliği içinde yol alanlardan bahsediyorum.
Onlara sahip çıkmak hepimizin görevi. Bu konu oldukça önemli, fert, toplum ve devlet olarak yapılması gerekenler var. Varlığımızı devam ettirmenin yolu bu. Düğünlerimiz bizim düğünlerimiz değil, ilişkilerimiz bizim ilişkilerimiz değil, uygulamalarımız bizim uygulamalarımız değil, eğitimimiz bizim eğitimimiz değil…
Elbette Batı karşıtlığı belirli bir oranda olacaktır/olmalıdır. Çünkü onlar bizim hızımız olmak durumundadır. Hızımızı artırmak için bu yol yanlış değildir. Onların modern, gelişmiş ilim ve fenlerine, teknolojilerine karşı değilim. Sadece onların medeniyetlerinin temelindeki kültür ve günlük yaşam biçimine hayır diyorum. Çünkü ben Müslümanım ve İslam medeniyetinin oluşturduğu toplumun bir ferdiyim ve bu medeniyetin temelinde olan kültürün devamından yanayım. Yoksa kaybolur giderim. Beni zinde tutacak olan yolun bu olduğunu düşünüyorum; kendi benliğimle, ahlakımla, akrabalık ilişkilerimle, aile yapımla, dünyaya bakışımla var olmalıyım ama fen ve teknolojide de önde olmak zorundayım.
Eğitimimizi de buna göre kurgulamak gerekmez mi? Elbette, inançlı, ahlaklı, bilim ve fen peşinde koşan, mazlumların yanında yer almayı görev bilen gençler yetiştirilmelidir.
Ya hu; bu özenmek hep gavur adetlerine mi olur; hiç mi İslam kültürüne olmaz.
Dünya eskiden olduğu gibi şimdi de bir savaş halinde. Savaşı kaybetmeyi kimse istemez. Ama savaş; düşmana benzemeye başlandığında kaybedilir.


145 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

KELAMDAN KALBE - 31/01/2024
Susmak...
ELVEDA HAYAT - 23/01/2024
Bir dedem vardı hayat dolu, öldü...
DİZİ OYUNCUSU GİBİ - 23/09/2023
Hesabını veremeyeceğimiz bir hayat yüktür.
NEDEN DİYE SORMAK GEREKİR - 11/09/2023
Neden? Bunca yolsuzluk neden? Dönen dalavereler neden?
FİRENİ PATLAMIŞ GENÇLİK - 29/08/2023
Lise eğitimi zorunlu hale getirildikten sonra iş çığırından çıkmış halde freni patlamış bir gençlik yetiştirmeye devam ediyor.
ETON KOLEJİ - 24/08/2023
Bir okul düşünün, ülke yönetimine gelenlerin çoğu orada yetişsin. Ülke entelektüellerinin tamamına yakını oradan mezun olsun. Sanatçılar, yazarlar, kültür adamları, bürokratlar…
PATATES KRİZİ - 03/08/2023
İlk insan ilk peygamber Hz. Âdem ve oğulları
MÜSRİF ADAM - 31/07/2023
Giysilerin en güzeli olan takva elbisesidir. İnsanın süsüdür, gönlünün aydınlığıdır…
KELAMDAN KALBE - 25/07/2023
İyi dinlemek kadar etkili bir başka yol da iyi konuşmaktır. İyi konuşmanın etkisi, yan etkisi ve doğrudan etkisi saymakla bitmez.
 Devamı
Köşe Yazıları
SÖYLEŞİ VE İMZA
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam76
Toplam Ziyaret323884