• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/profile.php?id=666228323
  • https://twitter.com/durancetin
Duran Çetin
durancetin@hotmail.com
Bu Önemli Bir Mesele
20/08/2012
Uzun zamandır kafamı kurcalayan bir mesele var. Aslında bu mesele benim olmak istediğim ama bana nasip olmayan bir durum. Kendimde eksik olarak hissettiğim bu konuyu uzatmadan söyleyeyim isterseniz.
Hafızlık…
28 Şubat süreciyle uygulanmaya konulan 8 yıllık kesintisiz eğitimin kesintiye uğrattığı hafızlık müessesesinden bahsediyorum.
Hafızlığın kolay olmadığı malum.  Zor iş gerçekten. Hafızlığa başlayanlara özel destek ve yaklaşımlar gerekir. Kuran-ı Kerim’i baştan sona ezberlemek öyle her babayiğidin harcı da değil. Bu insanlar gerçekten zeki kişiler. Hafızaları çok güçlü. Bu güç olayı başarmaları böyle olmalarına bağlı.  Gerçi bu işin manevi boyutu da motivasyon açısından çok önemli. Her harfine kat kat sevap kazanılan bir işten bahsediyoruz.
Allah: “Muhakkak ki o kitabı biz indirdik ve onun koruyucusu da elbette biziz” buyurmuştur.
Allah muhakkak koruyacaktır bundan hiç şüphemiz yok. Bunun yanında insana düşün görevler de var. Bunun için tarihin derinliklerinden günümüze kadar uygulanan sistem; hafızlıktır.
Allahın kitabının korunmasına ve değiştirilmeden günümüze ulaşmasına katkıda bulunan hafızlar saygının en büyüğüne layıklar. Onlar benim gözümde gerçekten büyük insanlar… “Ah keşke” dediğim noktada bu. Allahın kitabını hafızasında tutmak gönlünde korumak manevi açıdan ulaşılmaz makamlara eriştirecektir.
Benim sizlerle paylaşmak istediğim nokta biraz farklı. Bu dünyadayken bu insanlarımıza neler yapıyoruz? Cevap aradığım soru bu aslında.
Az sayıda kız ve erkek çocuklarımız hafızlık için kurslara gidiyor. Zor bir işe talip oluyor. Akranları gününü gün ederken onlar yıllarca diz çöküyor. Kafa yorup hafızasını zorluyor. Tamam kabul ediyorum, hafızalarını güçlendirmiş oluyorlar diyebilirsiniz. İyi de hafızası güçlü bu zeki çocuklarımızdan yeterince istifade edebiliyor muyuz? Bunun cevabını düşünmek, sanırım ilk önce diyanet teşkilatının sonra da hepimizin görevi olsa gerek.
Ülkemizde kaliteli din hizmetlerinin olması İslam’ın gönüllerde neşv-ü nema bulmasının sağlayacaktır. İmamlarımızın dini bilgileri, kültürel donanımları insanlarımızın dindarlaşmasını hızlandıracaktır. Zaten Diyanet Teşkilatı da bunun için var değil mi?
Hafızlarımızın, hafızlık bittikten sonraki zamanlarda atıl kalması oldukça üzücü. Hafızlık yaparken verilmesi gereken destekten çok daha fazlası hafızlık bittikten sonra verilmelidir. Onlar hafızlık eğitimi alırken hitabet kabiliyetlerini artırıcı çalışmalar yapılmalıdır. Sosyal yönlerini geliştirici faaliyetler eksik edilmemelidir. Her insanla rahat diyalog kurması için kurslara tabi tutulmalıdır ki, hafızalarında tuttukları, gönüllerde korudukları Allah’ın kelamını diğer insanlarla paylaşabilsinler. Ülkemizde yetkin vaizlere ihtiyaç çok fazla. Özellikle bayanlar da bu daha da fazla. Onlar aynı zamanda iyi birer vaiz ve vaize olmalıdır…
Hafızlarımıza bu yeteneklerini geliştirtecek bilgiler verilerek hayata hazırlanmalarını sağlamak gerekir. Hafızlıktan sonra heba olup giden onca çocuğumuzu görüp de üzülmemek mümkün değil.
Sayın yetkililerin hafızlık yapacak eleman yok serzenişlerinden daha ziyade ellerindeki hafızların eğitim ve hafızlıktan sonraki dönemleriyle de ilgilenmeleri gerekmez mi? Hafızları yetiştiren kurs hoca ve yöneticileri de bu konuda hassas olmalıdır.
Elimizdeki hafızların değerini bilmezsek onlara yeterince ilgi ve alaka gösteremezsek yenilerini bulma konusunda çok sıkıntı çekeceğimiz kaçınılmaz bir durum.
Herkes bu konuda hassas olmalıdır. Bu müessesenin devamı sanırım buna bağlı…
***
Kur’an’ın ezberlenmeden yüzünden okunması bile, bu ameli yapana Allah katında büyük mükâfatlar kazandırır ki, Peygamber Efendimiz(sav)’in birçok hadisi buna işaret eder:
Kim Allah’ın kitabından bir harf okursa onun karşılığında bir iyilik yazılır. İyilikler de on kat fazlasıyla yazılır. Elif-lam-mim bir harftir, demiyorum. Ancak elif bir harftir, lam bir harftir, mim bir harftir.” (İbn Mesud’dan rivayet edilmiştir)
***
Kur’an tilaveti mümin için yeryüzünde nurdur, gökyüzünde ise ona çok sevap yazılır” (Ebu zer’den rivayet edilmiştir)
*** 
Kur’an-ı Kerim’i ezberleyen kimseye oku ve yüksel denir. Dünyada iken okuduğun gibi oku, senin makamın son okuduğun ayette durduğun yerdir.” (Tirmizi)
***
 Kur’an hafızları başka gölge bulunmayan günde nebileri ve seçilmişleri ile birlikte Allah’ın gölgesindedirler.”


2710 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ABD Kurt, Türkiye Kuzu mu? - 02/08/2018
İşin aslı mesele Papaz Brunson falan değil, bunu normal düşünceye sahip herkes bilir.
Yeni Türkiye İnşallah - 20/09/2016
Bu yiğit adamın Milletin indindeki tahtını sallamak ve belki de yok etmek için çalıştılar.
Türkiye Rusya'nın uçağını vurdu: Tarihte bir ilk bu. - 30/11/2015
Tarih zaferlerle dolu...
BİR KASIM SEÇİM SONUCUNUN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ: - 18/11/2015
BİR KASIM SEÇİM SONUCUNUN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
BU DA BENİM SEÇİM SONUCU DEĞERLENDİRMEMDİR: - 13/06/2015
ÜMMET ADINA ENDİŞELENİYORUM.
Derin Bir Sessizlik… - 26/05/2014
Derin Bir Sessizlik…
BİR DUA MESELESİ - 17/03/2014
BİR DUA MESELESİ
Gerede'de 'Gençlik ve Başarı' Konferansları - 15/12/2013
Gerede'de 'Gençlik ve Başarı' Konferansları
3. Konya Kitap Günleri sona erdi. - 10/12/2013
3. Konya Kitap Günleri sona erdi.
 Devamı
SÖYLEŞİ VE İMZA
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam24
Toplam Ziyaret214893