• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/profile.php?id=666228323
  • https://twitter.com/durancetin
Duran Çetin
durancetin@hotmail.com
Erken Yazılmış Bir Bayram Yazısı
26/10/2011

             Bu bir bayram yazısıdır.

E o zaman bayramlık ağzımı açmam lazım. Hani “açtırma bayramlık ağzımı” derler ya, onun gibi. İşin aslı bu cümlenin de anlam kaymasıyla ne hale geldiğini hepiniz bilirsiniz. Her alanda kaymaların yaşandığı bir dönemde bunun da normal olduğunu düşünmek mümkündür.

Çocukluğumda yaşadığım güzel anılar, unutulmaz anlar hep çocuklara mahsus duygularla zihnimizdeki yerini korumuştur. Mantar tabancası ile yaptığımız kovalamacalar, yeni elbiselerimizle bayram namazı için camiye giderken, sabah erkenden, günün ışımasından önceki yeniden dirilişi hatırlatan köy üstündeki serin sessizliğin kulağıma fısıldadığı deruni ve ilahi duygular, camide bayram namazı kılmanın özel ayrıcalığıyla büyümüşlük hissi…

Babamın cami çıkışında gözümün içine bakarak ve gülümseyerek “aferin sana” demesinin dayanılmaz sevinci, hele eve gelince el öpmek için yaş önceliğine göre ana-babamızın elini öpmenin bayrama mahsus olduğu hissiyle sıraya geçmemiz…

Ha şunu da unutmamak gerekir: yemek. Bayram yemeği. Köylerde köy odalarında çoluk çocuk herkes tarafından toplu halde yenen o tadı damağımdaki yemekler. Şimdilerde onlar da kayboldu gitti. Rahmetli anam günler öncesinden bayram yemeği telaşına kapılırdı. Su böreği olmazsa olmazlardandı. İkinci vazgeçilmezimiz bizim “sütlü” dediğimiz şimdilerde adı sütlaç olan tatlı. Çocuksu hatıralarımın içinde çok farklı bir yerde duruyor. Sonra da mevsimle ilgili değişen yemekler süslerdi sofrayı. Mahallenin bütün çocukları aynı kaptan yemek telaşının yarışa dönüştüğü anılarımız…

Ya şimdi. Şimdiki çocuklarımız. Nerden başlasam, nasıl başlasam bilemiyorum. Bayram harçlıklarını internetkafelerin bunaltıcı havasının verdiği kasvetin içine gömenlerden mi başlasam acaba. Yok yok bayram da bari eş dost ziyaretini yüksünen gitmek istemeyen, siz gidin ben televizyon seyredeceğim, bilgisayar oyunu oynayacağım, diyen çocuklarımız…

Bizim kimliğimizi tamamlayan dinden kaynaklanan geleneklerimiz çerçöp gibi buruşturup atılırken, çaresizliği iliklerimize kadar hissettiğimiz güzel davranışlarımızın yok olup buharlaştığı gençlik ve gençlerimizin gelecekte bayram olgusu ve bayram duygusunun nasıl olacağını da merak etmeyenimiz yoktur…

Çocuklarımız;

Yarınlarımız,

Geleceğimiz,

Ülkemizi emanet edeceğimiz yavrularımız…

Geleceğe hazırlamak çok kolay değil elbette. Büyük bir özverinin yanında müthiş kararlılık da ister. Bu anlamda bayramların etkisini yabana atmayınız. Bayramı fırsata çevirmek elimizde. Geçmişte yaşadıklarımız günümüze uygun hale getirebiliriz. Bayramı bayram gibi yaşamak gerekir. Yaşatmak da bizim elimizde…

Onları televizyonlardan uzak tutsak, bilgisayar oyunlarıyla baş başa kalmalarını önelsek. Çok da zor değil. Aslında zor ve stresli hayatımızda onlarla baş başa kalabilmenin bir fırsatı olarak da değerlendirebiliriz bayramları…  
   Bayramda lütfen cimrilik etmeyin, çok olmasa bile çocuklar elinizi öptüğünde az da olsa para vermeye çalışın. Durumunuz müsait değilse şekerler alın, hiç olmazsa onları verin. Sabahtan itibaren güler yüzlü olun. Eşinizle bari bayramda kavga etmeyin. Küs olduğunuz akrabalarınız varsa onlara haber vermeden evlerine gidin. Büyüklük siz de kalsın.
    Birinci derecede akrabalarınızı eğer aynı şehirdeyseniz asla cep mesajıyla bayramı geçiştirmeyin.
    İşte size bayram. Bayram tatilinde bayram kutlanır. Kendi başınıza değil, sevdiklerinizle, arkadaşlarınızla, akrabalarınızla ve hala yaşıyorsa anne ve babalarınızla. Eğer ölmüşlerse kabirde ziyaret etmeyi ihmal etmeyin. Unutmayın ki aynı duruma bizler de düşeceğiz. Çocuklarımızla bunu yapmak örnek olmak zaten görevimiz.  Bir duayı ve Fatiha’yı çok görmeyin.
    Merak ediyorum: bakalım bizim Kurban bayramımızda “Bayram Sevgisi ve bayramın önemini anlatan” ilgili kaç film yayınlanacak. Ya da elimizde kaç tane filmimiz var? Bayramlarda yine dedikodu yapımları izlenecek, yine kim kiminle nerede sorularına güya cevaplar verilecek, kaza haberleri ajite edilecek…
     Bırakın Allah aşkına. Allah aşkını anlatın, bayramı anlatın, sevgiyi anlatın. Bu bayramı siz planlayın. Evinizde hapsolup kalmayın. Bayramı bayram gibi kutlayın.
    Çevrenize bakın; durumu zayıf olan, çocuğuna bir şey alamayan ailelere yardım düşüncesiyle gönülden bakın… Onların bayram sevincini yaşamaları insanlık vazifemizdir.
    Depremzedelere yardım ve duayı unutmayalım. Zalimin çizmesi altında ezilenleri yürekten hissedelim. Dünyanın farklı coğrafyalarında aç sefil ve zoraki hayatta kalabilenleri akıldan çıkarmayalım…
    Sadece erken bir bayram yazısı bu.
    Bayramımızı kendimiz planlayalım istedim. Haydi bu bayramı çocuklarımız ve geleceğimiz için kendiniz planlayın.
    Bayramınız mübarek olsun…  


Paylaş | | Yorum Yaz
2801 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ABD Kurt, Türkiye Kuzu mu? - 02/08/2018
İşin aslı mesele Papaz Brunson falan değil, bunu normal düşünceye sahip herkes bilir.
Yeni Türkiye İnşallah - 20/09/2016
Bu yiğit adamın Milletin indindeki tahtını sallamak ve belki de yok etmek için çalıştılar.
Türkiye Rusya'nın uçağını vurdu: Tarihte bir ilk bu. - 30/11/2015
Tarih zaferlerle dolu...
BİR KASIM SEÇİM SONUCUNUN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ: - 18/11/2015
BİR KASIM SEÇİM SONUCUNUN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
BU DA BENİM SEÇİM SONUCU DEĞERLENDİRMEMDİR: - 13/06/2015
ÜMMET ADINA ENDİŞELENİYORUM.
Derin Bir Sessizlik… - 26/05/2014
Derin Bir Sessizlik…
BİR DUA MESELESİ - 17/03/2014
BİR DUA MESELESİ
Gerede'de 'Gençlik ve Başarı' Konferansları - 15/12/2013
Gerede'de 'Gençlik ve Başarı' Konferansları
3. Konya Kitap Günleri sona erdi. - 10/12/2013
3. Konya Kitap Günleri sona erdi.
 Devamı
SÖYLEŞİ VE İMZA
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam18
Toplam Ziyaret198005