• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/profile.php?id=666228323
  • https://twitter.com/durancetin
Duran Çetin
durancetin@hotmail.com
EVLİLİĞİN DEVAMINI SAĞLAMA YOLLARI 3
02/05/2011

Boşanma Sebepleri Ve Çözüm Önerileri Ulusal Sempozyumu konuşması 3. bölüm

Evliliğin devamını sağlamak için
1-Şahıslara düşen görevler
Her bir bireyin erkek ya da kadın örf ve geleneklerimizdeki görevleri deruhte edecek şekilde yetiştirilmesi gerekir. Şahıslar, hiçbir ayrıma tabi tutulmadan kendi üzerine düşen görevleri yapmaya meyilli olmalı. Ahlaki anlayışımız ve dini inancımızın beklentilerini de öğrenmeli. Sadece öğrenmekle yetinmemeli aynı zamanda öğretmeli ve etrafındakilerle paylaşma gayreti ile hareket etmelidir. Her yaptığını iyilik yani ibadet çizgisiyle yürütme düşüncesi verilmelidir. Gelişen ve değişen toplum olarak bazı yeniliklere de uzak kalmadan gelenekten getirdiğimiz bazı yaptırımların çabuk iletişim sayesinde değişime uğraması muhakkak. Bu değişimi inancımız ve anlayışımız çerçevesinde yoğurarak kendilerini geliştirmelidirler. Artık karı koca ve onlara düşen görevler değişmiş. Başkalaşmıştır. Mesela ailede eşlerin ikisi de çalışmaya başlamıştır. Bu gelecekte daha da artacaktır. Çalışan eşlerde eşlik görevlerini yerine getirme ve görev paylaşımı eski geleneği zorlamakta ve yeni paylaşım usulleri ortaya çıkmaktadır. Böyle durumlarda hayatın yaşanabilir olması için “düşünce eğitimine” ağırlık verilmelidir. Ve bu gerçeğin toplumdaki yer ediş şekline müdahil olunmalıdır. Sorgusuz sualsiz bir paylaşım şimdiler de pek mümkün olmamakta her şey sorgulanabilir hale gelmektedir. Sorgulamada herkesin rahat cevaplayacağı fikirlerle donatılması en önemli görevler arasında yerini almıştır.
2- Ailelere düşen görevler
Çocukluk dönemiyle birlikte çocuklarına iyi örnek olmak zorundadırlar. Anne baba olarak eşler arası ilişki ve konuşmalarda saygı ve sevgi çerçevesinde, uygun ortamda eğitim verilmelidir. Kız çocukları anne davranışlarını kopyaladığından annelerin kocalarına karşı davranışlarında ve konuşmalarında çok seçici ve saygı çerçevesinde örnek olmalıdır. Baba da rolünün gereğini layıkıyla yerine getirerek gelecekte koca ve baba olacak çocuklarına güzel örnek olmayı hiçbir zaman düşüncesinden uzakta tutmamalıdırlar.Ailelere düşen grevlerin ikinci devresi de çocukları evlendiği zaman ebeveyn olarak evlilik zorlanmaya başladığında devreye girecektir. Eşler arasında sıkıntılı durumlar oluşmaya başladığında problemi çözmek için direk devrede olması gerekenler ebeveynlerdir. Çocuklarının mutluluğu onların da mutluluğu olması gerçeğinden hareketle, evlilikteki huzursuzlukların birinci derecede etkilediği kişiler, iki tarafın da ebeveynleri olacaktır. Hakem tayin etme, hakem olma gibi görevleri yürütmek için hazır olmalıdırlar. Bunun için gerekli fikri olgunluğu elde etmek ve donanıma sahip olmak için çaba sarf etmek görevini de unutmamalıdırlar. Aile içindeki sorunlar arttıkça hemen müdahil olma/olabilme yeteneği ortaya konulabilirse, evliliğin devam etme ihtimali ortaya çıkmış olacaktır. Bu ailelerin görevidir. Bu görevi hafife almadan yerine getirme çabası onların da mutluluğuna sebep olacaktır. Aileler her durumda çocuklarının yanında olmalı ve onların huzuru için bütün sebepleri işlemelidir. Sorunlara gerekçe gösterilen ciddi ya da gayri ciddi meseleleri çözme hedefinde bütün çabalarını ortaya koymalıdırlar.                                                                                                    
3- Eşlere düşen görevler
Sabırlı olmak gerekiyor. Kızgınlık göstererek dönülmez yollara kapı aralamak yapılacak yanlışların başında gelmektedir. Evliliğin huzur içinde yürümesi için kafada oluşan olumsuzlukları yok etme çabası her iki tarafça ciddi şekilde uygulamaya konulmalıdır. Olumsuzlukları görmek yerine, daha olumlu olanları ortaya koymak gerekir. Fevri davranışlardan uzak kalabilmek, çözümsüz gibi görünen birçok meseleyi ortadan kaldıracaktır. “Güven”, ailenin tutkalıdır. Eşlerin birbirine güvenmesi esastır. Güven vermediğiniz zaman yeni bir sorun ortaya çıkacaktır; gelecekten korkmak, gelecekten ümidi yitirmek. Bu da aile içindeki güven ortamını zedeleyerek her konuşmanın arkasında, her davranışın temelinde şüphe ile hareket etmeye sebep olacak ve ailenin devamına engel olacaktır. Ailenin devamı için “güven vermek”, “güvenmek” ve “güvenilmek” gerekiyor. Şüpheye mahal bırakacak konuşma ve davranışlardan beri olmak gerekir.Aile bireyleri arasındaki paylaşım güçlü bir bağ oluşturur. Aile bireylerinin huy, mizaç, karakter ve davranış itibariyle birebir örtüşmesi düşünülemez. Karşılıklı sevgi, anlayış, güven ve hoşgörü çerçevesinde anlaşma sağlanabilir. Sevgi, saygı, anlayış, değer verme ve güven çerçevesinde karşılıklı paylaşım, sorunların çözülmesi ve çözümlenmesi mümkün olabilir.
a-Erkek, ben erkeğim ben her şeyi bilirim, her türlü kararı ben alırım, düşüncesinden derhal vazgeçmelidir. Hazreti Peygamberin istişare tavsiyesini unutmadan alınacak kararlarda eşinin de düşüncesini alarak ona verdiği değeri ve güveni göstermelidir. Kadının sorumlulukları dışında, köle muamelesi yapmaktan uzaklaşması gerekir. Allah’ın yarattığı, değer verdiği bir varlık olduğunun farkında olmalıdır. Fiziki olarak daha zayıf olmasından faydalanarak şiddet uygulamaktan uzaklaşması gerekir. Şiddet uygulamak kişinin zafiyetinin en önemli göstergesidir. Eşiyle sık sık konuşmalıdır. Sevinçlerini paylaşmalıdır. Ona değer verdiğini güzel sözlerle dile getirmeli ve onu sevdiğini söylemekten geri durmamalıdır. İnadına “ben bilirimden” uzak kalmak, çözümsüz gibi görünen birçok meseleyi çözecektir. Her insanın sevmeye, sevilmeye ve sevgiye muhtaç olduğu gerçeği asla gözden ırak tutulmamalıdır. En hayırlı olabilme yarışında erkek kendine yer bulmalıdır. Peygamber sözü ortak hayatına yön vermelidir: “Sizin en hayırlınız hanımına karşı en iyi olanınızdır.”
Eşler ekip ruhuyla hareket etmeli. Birlikten güç doğacağı gerçeği unutulmamalıdır. Rızkını heba etmeden legal şekilde harcamak ve paylaşmayı bilmelidir.
b-Kadın, hırsının kurbanı olmamalıdır. Her şeye sahip olma, durgusundan uzaklaşarak aile ortamının gereklerinin uygulamasında mutedil olmalıdır.  Alışveriş tutkusunun zararının farkında olmalı. Komşu ve tanıdıklarının alışverişi ile kendisini kıyaslamamalıdır. Ailenin maddi gelir durumuna göre aile bütçesi çıkarılmasında katkı sağlamalı. Kocasının stresli olduğu ve öfkelendiği zamanlarda öfkelenmemeli ve gerekirse susmalı. Ortamın gerginliğini artıracak davranışlardan uzak kalmaya gayret etmelidir.


Paylaş | | Yorum Yaz
2198 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ABD Kurt, Türkiye Kuzu mu? - 02/08/2018
İşin aslı mesele Papaz Brunson falan değil, bunu normal düşünceye sahip herkes bilir.
Yeni Türkiye İnşallah - 20/09/2016
Bu yiğit adamın Milletin indindeki tahtını sallamak ve belki de yok etmek için çalıştılar.
Türkiye Rusya'nın uçağını vurdu: Tarihte bir ilk bu. - 30/11/2015
Tarih zaferlerle dolu...
BİR KASIM SEÇİM SONUCUNUN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ: - 18/11/2015
BİR KASIM SEÇİM SONUCUNUN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
BU DA BENİM SEÇİM SONUCU DEĞERLENDİRMEMDİR: - 13/06/2015
ÜMMET ADINA ENDİŞELENİYORUM.
Derin Bir Sessizlik… - 26/05/2014
Derin Bir Sessizlik…
BİR DUA MESELESİ - 17/03/2014
BİR DUA MESELESİ
Gerede'de 'Gençlik ve Başarı' Konferansları - 15/12/2013
Gerede'de 'Gençlik ve Başarı' Konferansları
3. Konya Kitap Günleri sona erdi. - 10/12/2013
3. Konya Kitap Günleri sona erdi.
 Devamı
SÖYLEŞİ VE İMZA
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam19
Toplam Ziyaret198006