• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/profile.php?id=666228323
  • https://twitter.com/durancetin
Duran Çetin
durancetin@hotmail.com
Derin Bir Sessizlik…
26/05/2014

 

Bir damla gözyaşı yıkadı kömür karasını

Bir patlama oldu yok etti havasını

Karanlık dehlizlerde saramadı yarasını

Duyulan son çığlıktı göremedi dahasını…

 

Bir gürültü duyuldu sadece. Deprem gibi bir şey belki de…

Bir patlama veya inceden inceye yürek burkan tarifsiz bir çığlık.

Adım attığı yeri göremeyecek kadar karanlık. Zifiri karanlık… Gözlerin anlamsız olduğu bir an. Kulakları uğulduyor hâlâ…

Çaresizliğin son durağı. Dahası yok…

Görüntü yok, karanlık ötesi bir an...

İniltiler kulağına ulaştı. Sonrasında şahadetler, tekbirler yankılandı karanlık dehlizlerde. Farkında olmadan şehadet okumaya başladı. Gittikçe yükselen sesine eşlik edenler çoğaldı. Bir koro gibiydi. Uyumlu bir koro. Aynı yolun yolcuları… Derken iniltiler arttı. Sadece “Allah!” diyebilen sesler hafifçe duyulur oldu.

Az ötede bir su birikintisinin olduğunu biliyordu. Gürültü ile birlikte kapaklandığı yerden kalktı. Çamurlu suya ulaştığında abdest alanların olduğunu anladı. Su şıkırtıları duyuldu bir süre. Allah’a giderken huzuruna abdest alarak temiz çıkmaktı niyetleri. Kurtuluşlarının olmadığını biliyorlardı. Allahtan ümit kesilmezdi ama…

El yordamıyla yokladı sağı solu. Secde edecek bir yer arıyordu. Nefes almada zorlandığını hissettiğinde acele etmesi gerektiğini düşündü. Secde Allaha en yakın olunan andı. Yanı başına yıkılıp nefessiz kalan arkadaşlarının arasındaki boşluğa başını koydu. Öylece kalakaldı. Sadece “Allah”  dedi. Bir de durmadan af dileyen cümleler kurdu. Şanın yücedir senin, dedi. Dünya hayatını gözden geçirmeyi düşünmesine gerek kalmadı. Bir anda birçok pişmanlıklarını hatırladı. Artık rahattı. Kurtuluş gibi bir ümitten uzak kalmasıydı yaşadığı hal. Ama dedi kurtuluyorum işte. Geldiğim yere dönüyorum. Bana verilen süre bu kadarmış. Bir an ailesini hatırladı. Çocuklarını, akşama gelirken şeker isteyen küçük kızını da…

Bir düşünce yavaş yavaş uyuştuğuyla ilgiliydi. Bildiği sureleri okumaya başladı. Huzura Kuran okuyarak çıkmalıydı. Cennet dedi. Güzellikler yurdu. Bazen cennete ulaşma yolu derin karanlıklardan geçebiliyormuş, diye mırıldandı. Geldiği yere doğru yola koyulmak vaktiydi…

Secdede olduğunu hatırladı. Sübhanallah, dedi sessizce. Belki de sesi çıkmıyordu artık. Son nefesleriyle baş başa kaldığını biliyordu. İniltiler azaldı. Karanlıklar koyulaştı. Karanlıklar karanlık ötesi bir hal aldı. Beyninde bir ince ses onu iyice uyuşturuyordu. Kulağının tıkanıp açılması rahatsızlık vericiydi. Bir daha açılmayacağı provaları yapıyor olabilirdi. Kıpırdayan dudaklarının hareketi yavaşladı.

Bir rahatlama hissetti. Ne kadar berraktı fikirleri. Ne kadar da huzur doldu düşüncesi.

Toprak dudaklarına bulaştı. Bir serinlik hissi duydu. Topraktan gelen bir nefes kendine üflüyordu sanki. Derin bir nefes aldı. Son nefes miydi, bilinmezdi. Sıkıntısının hafiflediğinin farkına vardı. Toprak onu rahatlattı…

Ne kadar zaman geçtiğini bilemedi. Baygındı sanki. Bir ses işitti. Ya da kendisine öyle geldi. Rüya görüyor da olabilirdi. Yoksa ölüm böyle bir şey miydi? Hafiflediğini düşündü. Sızı ağrı ve yorgunluk yoktu. Bitmişti bütün bunlar. Bir tüy evet evet bir tüy kadar hafifti…

Beynindeki uğultu artınca kendine geldi. Yaşıyordu. Karanlık, karanlık ve karanlık…

Yoktu başka bir şey. Bir de toz ve gaz kokusu vardı. Duman sızıyordu bir yerlerden. Duman boğazını yaktı. Genizdeki yanma arttıkça çaresizlik içinde son nefesini bekledi…

Tekrar daldığında bir ses duydu. Önceki duyduğu ses gibiydi. Kulak kabarttı. Uğultulu kulaklarında bir yankı olarak duyulan ses tekrar ettikçe içindeki sevinç arttı. Kurtulacağını düşündü. Secdeden başını kaldırdı. Kurtuluyoruz, diye bağırdı. Kimseden ses yoktu. Bir çıt bile duyamadı. Bir süre sonra bir inilti şeklinde “Allah” diyen birinin sesini işitti. Sevindi. İçi içine sığmadı. Ona doğru sürünerek ilerledi. Ulaştığında bedeni henüz sıcaktı. Son nefesiymiş, dedi. Allah diyerek son nefesini vermek ne kadar güzeldi.

Bir ışık gördü. Uzaktan fersiz bir huzme ulaştı gözlerine. Karanlıkları yarıp gelen zayıf bir ışık… Kendisine ulaşmasını beklemedi. Sürünerek ışığa doğru ilerledi. Buraları ezbere bilirdi. Ne olmuşsa olmuş, dehlizler ve koridorların hepsi zihninden silinivermişti. Bomboştu zihni. Boşluktaydı… Ne kadar süründüğünü hatırlamadı. Durmuştu her şey; zaman, duygu, düşünce, akıl, fikir ve an… Derin bir sessizlik… Son.

 

Gözlerini açtığında gün ışığını gördü. İnanamadı. Güneşi görüyordu. Etrafında olup biteni anlamaya çalışmadı bile. Kargaşa, gürültü, uğultu iç içeydi. Sedye üzerine konulduğunda yaşadığından emindi. Sonun “son” olmadığını anladı. Elhamdülillah, dedi birkaç kez. Yanındaki hemşire ne dediğini anlamdı. Sorular sordu ama o duymadı. Dilinden Allah’ın adı hiç düşmedi.

Kurtulmuştu.

Çocuğuna kavuşacaktı.

Kurtulan kendisi miydi, yoksa toprağın derinliklerinde Rabbe kavuşanlar mıydı, bilemedi…



Paylaş | | Yorum Yaz
1638 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ABD Kurt, Türkiye Kuzu mu? - 02/08/2018
İşin aslı mesele Papaz Brunson falan değil, bunu normal düşünceye sahip herkes bilir.
Yeni Türkiye İnşallah - 20/09/2016
Bu yiğit adamın Milletin indindeki tahtını sallamak ve belki de yok etmek için çalıştılar.
Türkiye Rusya'nın uçağını vurdu: Tarihte bir ilk bu. - 30/11/2015
Tarih zaferlerle dolu...
BİR KASIM SEÇİM SONUCUNUN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ: - 18/11/2015
BİR KASIM SEÇİM SONUCUNUN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
BU DA BENİM SEÇİM SONUCU DEĞERLENDİRMEMDİR: - 13/06/2015
ÜMMET ADINA ENDİŞELENİYORUM.
BİR DUA MESELESİ - 17/03/2014
BİR DUA MESELESİ
Gerede'de 'Gençlik ve Başarı' Konferansları - 15/12/2013
Gerede'de 'Gençlik ve Başarı' Konferansları
3. Konya Kitap Günleri sona erdi. - 10/12/2013
3. Konya Kitap Günleri sona erdi.
Çoluk Çocuk Kitaplı Günlere - 02/12/2013
Çoluk Çocuk Kitaplı Günlere
 Devamı
SÖYLEŞİ VE İMZA
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam48
Toplam Ziyaret201144