• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/profile.php?id=666228323
  • https://twitter.com/durancetin
Duran Çetin
durancetin@hotmail.com
Unutulmayacak Adam: Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan
18/06/2013

Çocukluğumdan hatırlarım:

Köyde amcam bakkaldı. Köylülerin nasıl sıraya geçtiğini ve belki de aylar sonra 100 gram çay 1 kg şeker aldığında kendilerini nasıl mutlu saydıklarını iyi bilirim. Lambalar için gaz yoktu, margarin yoktu, kibrit bile yoktu… Bu işkencelerin hiç birisi yok şimdi, nerde? İnsana saygı, insana hizmet, insana en iyi hayat sunabilmek için büyük fedakârlıkta bulunan Sayın Başbakanı sevmeyeyim de ne yapayım?

Çocukluğumdan hatırlarım: Yol yoktu, elektrik yoktu, su yoktu... Yok oğlu yoktu. Bunların hepsi ve daha çoğu bırakın şehirleri köylerin hepsinde mevcut. Şimdi köylüler efendi oldu, efendi yaşıyor. Teknolojinin bütün imkânlarından yararlanıyor…

Çocukluğumdan hatırlarım: Okuyacak kitap bulamazdık. Camiye Kur'an öğrenmek için giderken Kur'an-ı Kerim’i bulma da zorlanırdık. Kur'an öğrenmek kolay değildi. Eskiden beri kafalarda olan korku Kur'an öğrenme noktasında daha da artardı. Yaşlılar köye bir jandarma geldiğinde eski alışkanlıklarını devam ettirip Kur'an’ı saklamak için çabalardı... Ya şimdi, insan inancının kitabını rahatlıkla okuyabiliyor, öğretebiliyor...

On yıl öncesine kadar dindar, inançlı öğretmenler çeşitli yaftalarla baskı altına alınırken, başörtülüler insan yerine konmazken, yüzlercesi işinden atılırken şimdilerde inancının gereği başını örtenler vatandaş olduklarını anladılar… (O yıllarda yılın öğretmeni seçilmek için çalıştığım okuldan ismim gönderildiğinde, bu adam dindar diyerek geri gönderildiğini unutmadım. Çocuklara dini kitaplar okutuyor diye yargılandığımı unutmadım. İdarecilik için başvurduğumda dinci diyerek reddedildiğini de unutmadım. Bir çok örnek verebilirim…)

Değil mi ki, yüce kitabımız Kuran-ı Kerim’i okullarda isteyenlerin okumasını sağladı, hayatın anlamını ortaya koyan bu davranış bile onu sevmem için yeter sebep. Günümüzde sapkınlıkların diz boyu olduğunu düşünürsek Müslümanlar için vazgeçilmez ve diğer insanlar için insanlık timsali peygamberimizi tanımak amaçlı Hz. Muhammed'in hayatı dersini kanunla okullara ders olarak koydu, benim için bunun değerini takdir etmemek nankörlük olur. Bir an önce ahlaklı ve dürüst insan yetiştirme sebeplerini işleyen birine saygı duyulmaz da ne yapılır?

Cumhuriyetin ilk yıllarından beri din ve dindarlara karşı amansız bir yıpratma faaliyetinin olduğunu bilmeyen yoktur.  Bir gecede on binlerce bilgin yok edilmiştir. Ellerinden dilleri alınan bilginler etkisizleştirilmesiyle yeni türediler dine bidatler sokarak insanların inançlarından uzaklaşmalarına katkı sağlamışlar, yöneticiler de bunu belki de sevinerek seyretmişler ama durum bekledikleri gibi olmadığını anladıklarında iş işten çoktan geçip gitmiştir. Dil devrimini neden yaptıklarını açıklayanlar bunun altında kalmakla birlikte hala sıkıntılarını yaşamaya devam ediyoruz.

Bozulmuşluğun ve çürümüşlüğün günümüz insanını ne hale getirdiğini son zamanlardaki olaylarla da gözleme imkânı bulmuş bir millet olarak, şimdiye kadar yapılanların neticesini bir kez daha gezi parkı eylemlerinde yakinen görmüş ve çok üzülmüştür. Vatandaşın ve millete tapulu devlet malına zarar vermekle geleceğini baltalayanlar kare kare zihinlere kazınmıştır. Bir kez daha anlaşılmıştır ki, geçmişi güvensiz bir milletin son yıllarda yapılan ve üretilen devlet politikaları ile insan olduğu ve insan olana hizmet için devletin varlığı dile getirilmiştir. Bir başbakan milletin hizmetkârı olduğunu bağıra bağıra söyleyerek bizim demokrasi tarihimizin alışık olmadığı şekilde vatandaş yanlısı olmuştur...

Gezi parkı eylemlerinin yanlı, kasıtlı ve hükümeti alaşağı etme planının yerli uygulayıcıları olarak kalmadığını medyaya yansıyan görüntülerinden anlamak da mümkün…

Taksimdeyim, gezi parkı içinde bütün alanlar işgal edilmiş. İnsanlara bakıyorum, yüzlerindeki anlam ve içlerindeki besledikleri hıncı yansıtıyor. Tek tip çadırlar sıra sıra, birileri tarafından organize edildiği belli. Her şey bedava, yemek içmek ve eğlenmek. Bunları bedava besleyenleri bulmak lazım esasında. Bulunmuştur da… Elinde içki şişeleri güpegündüz… Birkaç farklı gurup sloganlar eşliğinde yürüyor. Sloganlar bana çok ilginç geldi. Hatta mezbahaların tamamının kapatılmasını istiyorlar. Bunlar hayvanlara zarar vermek istemeyen gruplar olduğu belli. Hayvana bile zarar verilmesini (kendilerine göre) istemeyen bu guruplar insanlara ve insanlığını ortak kullanımında olan mallara neden zarar veriyorlar, anlayamadım.(!)

Atatürk’le Lenin’in fotoğrafları yan yana. Deniz gezmişin fotoğrafının altında Atatürk’ün fotoğrafı var. Saçları bellerinde gençler. Kulaklarında boy boy küpeler. Zencisinden sarısına en az yerliler kadar yabancılar var kalabalığın içinde. Bir de Halk Tv, Ulusal Tv ile yabancı televizyonlar boy gösteriyor hakim bir şekilde.

Az aşağıya bakıyorum. Bir çalışma var. Taksim parkının üzerindeki trafiği yerin altına almak için tünel açıyorlar. İnsanların daha rahat etmeleri için oldukça masraflı bir çalışma. Park isteyenlere daha büyük bir mekan vermek için güzel bir proje. Bu çalışmaları yapan iş makineleri yakılmış eylemciler tarafından. Eğer maksat yeşilse, yeşil için daha büyük bir alan olacak, neden yaktınız makineleri?

Alan pislikten geçilmiyor. Alan hurda huş olmuş. İnsanların emekleri yok edilmiş. Her metre de bildiri tutuşturuyorlar ellinize. Yeni bir devrim manifestosu adeta. Bir darbe girişimi. Legal hükümeti alaşağı etme projesi. Genel itibariyle din ve dindarlığa karşı bir karşı duruş… Yıllardır ezilmiş, horlanmış Anadolu insanının devlet yönetiminde görmelerine tahammül edemiyorlar.

Demokrasi onlar iktidarda olduğu oranda güzel. Yoksa her görüldüğü yerde ezilmelidir hezeyanları ayyuka çıkıyor. Onların dışındaki herkes her şey kahrolsundu. Rant ve gelirler onların olsundu.  O zaman demokrasi ve halkın iradesi güzel. Yoksa tu kaka.

Tarih bu nümayişlerle dolu. 1908’te Abdülhamit Han’a yapılanlar bundan farklı mıydı? Değildi. Ama zaman değişti. Değişen bir şey olmadı. O günkü zihniyetle bugün bunu yapanların zihniyeti aynı. Abdülhamit Han inince tahttan, dünyanın dengeleri altüst oldu. Dağılma süreci inanılmaz hıza ulaştı. Yine aynı niyet var. Başarıyı indirip kaoslar peşinde koşarak baş olmak yerine kuyruk olmak. Olmaz, olamaz, buna izin vermez bu millet.

Olmadı, kendilerini sanatçı sayıp başka sanatçı tanımayanlar, yakışmadı yaptıklarınız. Bu milletin büyüttüğü film artistleri olmadı ama. Bu milleti aptal yerine koymayın. Bu millet tarihten aldığı değerlerini korumasını bilir.

Kendini gazeteci sananlar size de bir çift sözüm var. Millete rağmen yalan yanlış şeyler yazarak emredicilerin keyfine göre hareket etmeniz size bir şey kazandırmaz. Milletten kopuk yaşayamazsınız. Bu millet bu noktaya gelmek için çok şey verdi. Kaybetmeye de niyeti yok, bilesiniz.

Ülkenin büyümesini çekemeyen uluslar arası aktörlerin planına alet olanlar iş işten geçtikten sonra bunu anlamalarının bir faydası yok. Gelin bunu milletin gördüğü gibi siz de görün gerçek gelişmeleri.

Ülkemiz gelişiyor, büyüyor, tarihteki etkinliğine doğru ilerliyor. Bu defa tarihinden ders çıkararak ilerlemesine devam ediyor.

Yokluk ve yoksulluktan çıkıp gelen bu ülke bizim.

Kendine güvenini yeniden tesis eden bu millet bizim.

İnançlarımızı yeniden gündeme alan bu hükümet bizim.

Bunca hizmetin başında olan Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan kendisiyle onur duyulacak işler başardı. Birkaç marjinal ve dindarlaşma karşıtı guruba teslim edilemez, bu millet buna asla izin vermeyecektir.

 

 



Paylaş | | Yorum Yaz
1965 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ABD Kurt, Türkiye Kuzu mu? - 02/08/2018
İşin aslı mesele Papaz Brunson falan değil, bunu normal düşünceye sahip herkes bilir.
Yeni Türkiye İnşallah - 20/09/2016
Bu yiğit adamın Milletin indindeki tahtını sallamak ve belki de yok etmek için çalıştılar.
Türkiye Rusya'nın uçağını vurdu: Tarihte bir ilk bu. - 30/11/2015
Tarih zaferlerle dolu...
BİR KASIM SEÇİM SONUCUNUN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ: - 18/11/2015
BİR KASIM SEÇİM SONUCUNUN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
BU DA BENİM SEÇİM SONUCU DEĞERLENDİRMEMDİR: - 13/06/2015
ÜMMET ADINA ENDİŞELENİYORUM.
Derin Bir Sessizlik… - 26/05/2014
Derin Bir Sessizlik…
BİR DUA MESELESİ - 17/03/2014
BİR DUA MESELESİ
Gerede'de 'Gençlik ve Başarı' Konferansları - 15/12/2013
Gerede'de 'Gençlik ve Başarı' Konferansları
3. Konya Kitap Günleri sona erdi. - 10/12/2013
3. Konya Kitap Günleri sona erdi.
 Devamı
SÖYLEŞİ VE İMZA
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam19
Toplam Ziyaret198006